Danıştay 8. Dairesi – E. 2014/284, K. 2015/710

  • Mahkeme / Daire: Danıştay 8. Dairesi
  • Esas No: 2014/284
  • Karar No: 2015/710
  • Karar Tarihi: 12.02.2015

İstemin Özeti: Ankara 7. İdare Mahkemesinin 25/03/2013 gün ve E:2012/835, K:2013/517 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: K1

Düşüncesi: İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay 8. Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

Dava; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü tarafından, davacıların vergi mükellefiyetlerinin odanın çalışma konusu dışındaki mesleklerle ilgili olduğu ve davacıların 5362 sayılı Kanunun 7. maddesinde oda üyeliği için gerekli şart olarak sayılan vergi mükellefiyeti olmak ya da vergiden muaf olmak şartı taşınmadığı için üye niteliğinin sona erdiği ve bu durumda Odada, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelik şartlarını sağlayan hiç kimse kalmadığından bahisle, 5362 sayılı Kanunun 53. ve 55. maddeleri gereğince, yeniden seçim yapılıncaya kadar Oda Yönetiminin İstanbul Esnaf Odaları Birliğince yeniden oluşturulmasına ilişkin 04.04.2012 tarihli ve 0849 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Odanın yönetim ve denetim kurullarını oluşturan üyelerin vergi mükellefiyetlerinin odanın faaliyet konusu dışında olduğunun tespiti üzerine adı geçen kişilerin oda üyeliğinin sona ereceği dikkate alındığında, yönetim ve denetim kurullarının toplu olarak görevden ayrılması veya asıl üye sayısının yarıdan aşağıya düşmesi ve yedeklerinin de kalmaması durumunda yeni seçim yapılıncaya kadar odanın birlik tarafından atanacak kişiler tarafından yönetileceği 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunda belirtildiğinden, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3.maddesinde, oda: esnaf ve sanatkârların kuracakları ihtisas ve karma esnaf ve sanatkârlar odalarını, ihtisas odası: aynı meslekte faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek il merkezlerinde veya ilçelerde kurmuş oldukları esnaf ve sanatkârlar odalarını, karma oda: ihtisas odası kurabilecek sayıya ulaşamayan değişik mesleklerdeki esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek kuracakları odaları, ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 6. maddesinde aynı iş yerinde birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar esas faaliyeti ile ilgili odaya kayıt olacakları ancak, üye isterse yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla diğer faaliyetleriyle ilgili odalara da sicil marifetiyle kayıt yaptırabileceği, 7. maddesinde, oda üyeliği için aranan şartlar arasında, “vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak” da sayılmış; 8. maddesinde, 7. maddede belirtilen şartlardan herhangi birini kaybedenlerin veya bu şartlardan herhangi birine sahip olmadığı sonradan anlaşılanların oda üyeliğinin son bulacağı; 50. maddesinde, oda yönetim ve denetim kurullarına seçilebilmek için oda üyesi olmanın yanında bir takım özel şartlar sıralanmış ve maddenin son fıkrasında, seçilme şartlarından bir veya birkaçını taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile bu şartlardan en az birini görev süreleri içinde kaybedenlerin üyelikleri kendiliğinden sona ereceği; 53. maddesinin son fıkrasında ise, yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak görevden ayrılması veya asıl üye sayısının yarıdan aşağıya düşmesi ve yedeklerinin de kalmaması halinde üç ay içinde yapılacak seçimlere kadar, odaların birlik tarafından görevlendirilecek üç kişilik bir kurul tarafından yönetileceği düzenlenmiş, 55. maddenin son fıkrasında da odaların denetim kurulları için benzer düzenlemeye yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi K2 tarafından hazırlanan 02.03.2012 tarihli ve 1 sayılı inceleme raporunda, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından alınan 20.12.2011 tarihli yazı ve eklerinden İstanbul Bakliyat ve Zahire Alıp Satanlar Esnaf Odasının yönetim ve denetim kurullarını oluşturan kişilerin vergi mükellefiyetlerinin adı geçen odanın çalışma konusu dışındaki mesleklerle ilgili olduğu, yönetim kurulu üyelerinin hiçbirinin odanın çalışma konusu ile ilgili vergi mükellefi bulunmadığı, yedek yönetim kurulu üyeleri arasında da odanın çalışma konusu ile ilgili faal vergi mükellefiyet kaydı bulunan kimse olmadığı, aynı şekilde denetim kurulu üyelerinin de vergi mükellefiyetlerinin odanın çalışma konusu dışındaki mesleklere ilişkin olduğunun belirtilmesi üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2012 tarihli ve 0849 sayılı işlemi ile 5362 sayılı Kanunun 7. maddesinde oda üyeliği için gerekli şart olarak sayılan vergi mükellefiyeti olmak ya da vergiden muaf olmak şartı taşınmadığı için üye niteliğinin sona erdiğinden, üye niteliğine sahip olmayan kişilerin, Oda Yönetim ve Denetim Kurulunda görev alamayacağından ve Odada, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelik şartlarını sağlayan hiç kimse kalmadığından bahisle, aynı Kanunun 53. ve 55. maddeleri gereğince, yeniden seçim yapılıncaya kadar İstanbul Bakliyat ve Zahire Alıp Satanlar Esnaf Odasının yönetiminin İstanbul Esnaf Odaları Birliğince yeniden oluşturulmasına karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinilen Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun ilgili maddelerinin değerlendirilmesinden, esnaf ve sanatkarlar tarafından kurulacak Odaların ihtisas veya karma esnaf odaları şeklinde kurulabileceği, ihtisas odalarının aynı meslekte faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlardan oluşacağı, karma odaların ise ihtisas odası kurabilecek sayıya ulaşamayan değişik mesleklerdeki esnaf ve sanatkarların bir araya gelerek kuracakları odalar olduğu, aynı iş yerinde birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların esas faaliyet konusu ile ilgili odaya kayıt olabileceği, ancak üyeler isterse yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle diğer faaliyetleriyle ilgili odalara da kayıt yaptırabilecekleri belirtilmektedir. Öte yandan oda üyelik şartları arasında “vergi mükellefi olmak veya vergiden muaf olmak” şartının olduğu, bu şartın sonradan kaybedilmesi durumunda ise oda yönetim kurulu tarafından oda kaydının silineceği yine yukarıda sayılan kanun hükümlerinden anlaşılmaktadır.

Olayda davacılardan İstanbul Bakliyat ve Zahire Alıp Satanlar Esnaf Odası’nın ihtisas odası olarak kurulduğu, üyelerinin ise faaliyet konularına bakıldığında çoğunluk olarak “bakkal” oldukları ve vergi mükellefiyet kayıtlarının olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla oda kaydı için davacıların, hem vergi mükellefi olması hem de ilgili oda ihtisas odası olarak kurulduğundan esas olarak bakliyat ve zahire alım satımı faaliyetiyle iştigal etmesi gerekmektedir. Bunun yanında esas faaliyet alanı başka olup, bakliyat ve zahire ürünleri de alınıp satılıyor ise bu yan faaliyetle ilgili anılan odaya kayıt olunabileceği açıktır. Şu hale göre davacıların üyelik şartını taşıyıp taşımadıkları, hangi ürünleri alıp sattığının belirlenmesiyle olacaktır. Öte yandan faaliyet alanı ile ilgili vergi mükellefiyet kaydında belirtilen mesleki faaliyetin esas alınabileceği yolunda bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Sonuç olarak dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerden idarece, araştırmanın sadece vergi kayıtları üzerinden yapıldığı, yerinde bir tespit ve değerlendirmenin yapılmadığı ve davacıların ilgili ihtisas faaliyetlerini gerçekleştirmediklerinin kanıtlanamaması karşısında, salt vergi mükellefiyet kayıtları üzerinden yapılan değerlendirmeyle odanın ihtisas alanı ile ilgili faaliyette bulunmadıklarından bahisle tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; Ankara 7. İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden kullanılmayan 40,00 TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir