ESNAF VE SANATKARLAR SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNÜN DAVETİNE UYMAYAN VEYA DURUMUNDAKİ DEĞİŞİKLİĞİ BİLDİRMEYEN KİŞİLER İÇİN UYGULANACAK YAPTIRIM NELERDİR?

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 67 nci maddesinin son fıkrasında;

“(…)

Türk Ticaret Kanununun, ticaret siciline ilişkin 26 ila 40 ıncı maddelerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü hakkında da uygulanır.”

hükmüne yer verilmiştir. (5362 sayılı Kanunda yapılmış olan bu atfın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 24 – 38 inci maddelerinde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümlerine yapılmış sayılmalıdır.)

Anılan Kanunun “Sicile kayıt mecburiyeti ve sicil işlemleri” başlıklı 68 inci maddesinde ise; “Bu Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkârlar, yanlarında çalışanlar hariç, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını otuz gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve Sicil Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilenler birlik tarafından ruhsat vermekle yetkili ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir. İlgili kurum ve kuruluşlar, sicil kaydı yapılana kadar bunların faaliyetlerini durdurur.” denilmiştir.

Bilindiği üzere Esnaf ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliği’nin “Tescil” başlıklı 23 üncü maddesinde de;

Esnaf ve sanatkârlar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını otuz gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve sicil gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilenler birlik tarafından ruhsat vermekle yetkili ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir. İlgili kurum ve kuruluşlar, sicil kaydı yapılana kadar bunların faaliyetlerini durdurur.

Esnaf ve sanatkârların meslekî faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili odaya kaydedilmeleri için sicile kayıt yaptırmaları şarttır ve sicile her bir meslek için ayrı kayıt yapılır.

(…)”

hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin“Değişiklik ve sona erme”başlıklı 29 uncu maddesinde, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil edileceği, Kanunda veya Yönetmelikte aksine bir hüküm bulunmadığı sürece değişiklik ve sona erme işlemlerinin de tescilin tabi olduğu hükümlere tabi olduğu,

Süre”başlıklı 30 uncu maddesinde, Kanunda ve Yönetmelikte aksi düzenlenen hallerin dışında ilgilinin, tescili gerekli hususların, değişikliğin, sona ermenin, gerçekleştiği tarihten itibaren 30 gün içinde müdürlüğe başvuru yapacağı düzenlenmiştir.

Söz konusu Yönetmeliğin Tescile davet ve cezabaşlıklı 38 inci maddesinde de;

“(1) Tescil edilmesi gereken bir hususun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken durum ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.

(…)

(3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, 6102 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılır.

(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde resen tescil yapılır.

hükmüne yer verilmiştir.

Yönetmelik maddesine göre, sicil müdürlüğünün, tescil edilmesi gereken bir hususun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alması halinde; tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde, tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispata davet etmesi gerekmekte olup, Sicil müdürü, verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişiye idari para cezası uygulanması için mahallin en büyük mülki amirine bildirimde bulunmakla yükümlüdür.

Dolayısıyla, faaliyetlerine başladıktan sonra otuz gün içerisinde tescil yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan kişilere ilişkin hem birlik tarafından ruhsat vermekle yetkili ilgili kurum ve kuruluşlara bildirme ve ilgili kurum ve kuruluşlarca, faaliyet durdurma yaptırımı uygulanabilirken hem de Müdürlük tarafından Yönetmeliğin 38 inci maddesi hükümlerine göre tescile davet ve ceza hükümleri uygulanabilecektir.

İlgiliye idari para cezasının uygulanmış olması Müdürlük tarafından bu kişilerin durumunun Mahkemeye bildirilmesine engel olmayıp; hem idari para cezası hem de Mahkemeye bildirim hususu aynı anda uygulanabilecektir.

Sonuç olarak tescile davet edilmesine rağmen otuz gün içerisinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişiye otuz günün dolmasının ardından hem idari para cezası uygulanabilecek hem de söz konusu süre bitiminde durum Mahkemeye bildirecektir.

Kaçınma sebeplerinin bildirilmesi ancak bu sebeplerin yetersiz görülmesi

Diğer taraftan tescile davet edilip de süresi için tescil isteminde bulunmamasına rağmen kaçınma sebeplerini bildiren ancak Müdürlük tarafından kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebepleri yeterli görülmeyen kişilere ilişkin olarak ise idari para cezası uygulanamayacak olup; yalnızca Mahkemeye bildirim yapılabilecek ve Mahkemenin kararına göre işlem yapılacaktır.

Bu durumda süresi içinde kaçınma sebeplerinin Müdürlüğe bildirilmiş olması idari para cezasını engelleyici bir işlem olarak kabul edilmektedir. Öte yandan Yönetmeliğin 31 inci maddesi uyarınca; Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir hususun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil etmekle yükümlü olup; 34 üncü maddesi uyarınca resen yapılması gereken tescil, değişiklik ve silinmeler harç tahsil edilmeden önce yapılabilecektir. Ancak, bu işleme ait harç, tahsili için derhal ilgili vergi dairesine bildirilmelidir.

Harç dışında kalan kayıt ücreti, sicil gazetesi ilan ücreti gibi ücretlerin ilgili esnaf ve sanatkar tarafından ödemesi gerekmekte olup; ödenmediği takdirde söz konusu alacağa ilişkin Türk Borçlar Kanunundaki genel hükümler uygulanabilecektir.

Sicilin Çağrısına Uymama Cezası

Sicil Müdürlüğünce yapılan çağrı üzerine, otuz gün içerisinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi hallerinde Müdürlük, durumu Mahkemeye bildirebilecektir. Aynı zamanda, verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Sicil Müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından 6102 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılabilecektir.

Bu itibarla sicile kayıt olmadan kayıt dışı olarak faaliyet gösteren şahıslara ilişkin Yönetmeliğin 23 üncü maddesi uyarınca ruhsat vermekle yetkili kurum ve kuruluşlara bildirilmek suretiyle faaliyet durdurma yaptırımı ile Yönetmeliğin 38 inci maddesi uyarınca tescile davet ve ceza hükümlerinin aynı anda işletilebileceği, öte yandan meslek değişikliği işlemleri de mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadıkça tescilin tabi olduğu hükümlere tabi olduğundan Yönetmeliğin 38 inci maddesine uygun olarak tescile davet ve ceza hükümlerinin sicildeki meslek değişiklik işlemleri içinde uygulanabileceği söylenebilecektir.

Esnaf niteliğinin kaybedilmesi

Aynı şekilde, Esnaf Siciline kayıtlı bir kişinin esnaf niteliğini kaybetmesinin tescil edilen hususlarda “değişikliği” gerektirdiği, Kanunda veya Yönetmelikte aksine bir hüküm bulunmadığı sürece değişiklik ve sona erme işlemlerinin de tescilin tabi olduğu hükümlere bağlı olduğu, dolayısıyla tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil edileceği, ilgilinin, tescili gerekli hususların, değişikliğin, sona ermenin, gerçekleştiği tarihten itibaren 30 gün içinde müdürlüğe başvuru yapması gerektiği,öte yandan tespit edilmesi halinde, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların kayıtlarının, harcı tahsil edilmek suretiyle silindikten sonra ticaret siciline aktarılmasını sağlamanın Sicil Müdürünün görevleri arasında sayıldığı, Yönetmeliğin 38’inci maddesine göre de tescil edilmesi gereken bir hususun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlüğün, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya çağıracağı, verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişinin, 6102 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılacağı söylenebilecektir.

Ayrıca İdari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemesine bildirmesi ve Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde resen tescil yapılması gerekmektedir.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir