ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARINA KAYYIM ATAMA SEBEPLERİ VE KAYYIMIN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun “Genel kurul toplantıları ve çağrı” başlıklı 42 nci maddesinde;

“(…)Genel kurul toplantısını zamanında yapmayan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul işlemleri; odalarda bağlı olduğu birlik, birlik ve federasyonlarda Konfederasyon, Konfederasyonda ise Bakanlık tarafından görevlendirilecek üç kişilik kurul tarafından yürütülür ve görevlendirmeden sonraki iki ay içinde genel kurul yapılır.

“Organ ve yönetim kurulu başkanlarının seçimleri” başlıklı 49 uncu maddesinin 13 üncü fıkrasında;

Seçimlerin tamamının iptali halinde seçimler yenileninceye kadar geçen sürede yönetim kurulu görevini yapmak üzere odalara birlik, birlik ve federasyonlara Konfederasyon, Konfederasyona ise Bakanlık tarafından, genel kurul üyeleri arasından üç kişilik bir kurul atanır.” 

Aynı Kanunun 53/son maddesinde ise;

Yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak görevden ayrılması veya asıl üye sayısının yarıdan aşağıya düşmesi ve yedeklerinin de kalmaması halinde; üç ay içinde yapılacak seçimlere kadar, odalar birlik tarafından, birlikler ve federasyonlar Konfederasyon tarafından, Konfederasyon ise Bakanlık tarafından görevlendirilecek üç kişilik bir kurul tarafından yönetilir.”

hükümleri yer almaktadır.

Bu itibarla, genel kurulunu zamanında yapılmaması, Oda yönetiminin hepsinin ayrılması veya  seçimlerin iptal edilmesi hallerinde odalara birlik, birlik ve federasyonlara Konfederasyon, Konfederasyona ise Bakanlık tarafından, genel kurul üyeleri arasından üç kişilik bir kurul atanacaktır.

Atanan Kurulun “kayyım” olarak anlaşılması gerekmektedir. Kayyım, bir kimse hakkında belirli bir kısım işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanan kişiye/kişilere denir. Nitekim Türk Medeni Kanununun 403/II maddesinde, “Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.” hükmü yer almaktadır.

Uygulamada “vasi” ile “kayyım” müesseselerinin birbirleri ile karıştırıldıkları görülmektedir. Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür (TMK m. 403/I).

Kayyımlık, atanmasını gerektiren sebeplerin mahiyetine göre “temsil kayyımlığı” ve “yönetim kayyımlığı” olmak üzere iki türlü karşımıza çıkmaktadır. Konumuzla ilgili olan yönetim kayyımlığıdır. Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri almak ve özellikle TMK m. 427’de sayılan hallerde bir “yönetim kayyımı” atamakla görevlidir. TMK 427 nci maddesinde “Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar” denilerek kayyım atanmasını gerektiren haller arasında “4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,” durumuna yer verilmiştir.

Buna göre aslında Bakanlık tarafından atanan Kurulun bir çeşit yönetim kayyımlığı olduğu varsayılmalıdır.

5362 sayılı Kanunda atanacak Kurullardan bahsedilmekle birlikte bu kurul üyelerinin sorumlulukları veya özlük hakları konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak kurulun mahkeme tarafından değil de vesayet makamı olan Bakanlık tarafından yönetim kurulu yerine atanması karşısında bu kişilerin de atanma amacıyla sınırlı olmak üzere yönetim kurulu üyelerine tanınan görev, sorumluluk ve haklara sahip olacağı söylenebilecektir.

Bu itibarla; Odaya olağanüstü genel kurul toplantısına kadar odanın iş ve işlemleri yürütmek üzere atanan üyelere 5362 sayılı Kanunun “Aylık ücretler ve huzur hakları” başlıklı 56 ncı maddesinde yer alan yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretlere ilişkin hükümlerin uygulanabileceği değerlendirilmektedir

Bu açıdan bakıldığında, söz konusu kuruldaki kişiler arasında bir görev dağılımı zorunluluğu ve hiyerarşi bulunmadığı, bu kişilerin eşit yetki ve görevlere sahip bulunduğu, bu nedenle yapacakları işlemlerin ortak imzaları ile geçerlilik kazanacağı, kendilerine yapılacak huzur hakkı ödemelerinde yönetim kurulu üyesi gibi değerlendirilmeleri gerektiği, imza yetkilerini kullanırken “kayyım” sıfatını kullanmalarında bir sakınca bulunmadığı söylenebilecektir.

Birlik tarafından esnaf odasına atanan üç kişilik kurulun genel kurula ilişkin yetki ve sorumlulukları nelerdir?

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun “Genel kurul toplantıları ve çağrı” başlıklı 42 nci maddesinde Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının olağan genel kurul toplantılarının ne zaman be nasıl yapılacağı düzenlenmiş ve   aynı Kanunun “Bakanlık temsilcisi ve hükümet komiseri” başlıklı 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve “Organ ve yönetim kurulu başkanlarının seçimleri” başlıklı 49 uncu maddesinde de toplantı öncesi yapılması gereken işlemlere yer verilmiştir.

Söz konusu hükümler çerçevesinde, esnaf ve sanatkârlar odalarının olağan genel kurullarını dört yılda bir ocak, şubat ve mart aylarında gerçekleştirmeleri gerekmekte olup, Kanunun 42 nci maddesi lafzi olarak yorumlandığında odaların söz konusu süreler içerisinde fiilen genel kurul toplantılarını gerçekleştirmiş olmaları gerektiği sonucu çıkmaktadır. Ancak, yine yukarıda bahsi geçen maddeler bağlamında, genel kurulların gerçekleşmesinden evvel odalarca bazı hazırlık işlemlerinin de tamamlanması gerekmektedir. Nitekim, genel kurul toplantı tarihinden en az onbeş gün önce (5362 sayılı Kanun md 47) genel kurul toplantılarının yeri, tarihi, saati, gündemi ile genel kurula sunulacak raporların Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında yayınlanması ve yine en az yirmi gün önce de (5362 sayılı Kanun md 49) genel kurul toplantısına katılacaklar listesi, toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususları belirleyen yazının ile ilçe seçim kurulu başkanlığına verilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla odalarca ocak, şubat ve mart aylarında gerçekleştirilecek olağan genel kurul tarihlerinin tespitinde bahsi geçen hazırlık işlemlerinin asgari sürelerinin de dikkate alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda, odalar için olağan genel kurulun gerçekleştirilebileceği son tarih olan 31 Mart günü için en geç 11 Mart günü itibariyle ilçe seçim kuruluna başvuruda bulunulmuş olması ve en geç 16 Mart günü itibariyle temsilci talebinde bulunulmuş olması gerekmekte olup, mezkûr tarihlerde bu işlemlerin tamamlanmamış olması Kanunun 42 nci maddesi kapsamında genel kurul toplantısının zamanında yapılamamış olduğu anlamına gelmektedir.

Son olarak, Kanunun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Genel kurul toplantısını zamanında yapmayan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul işlemleri; (…) üç kişilik kurul tarafından yürütülür ve görevlendirmeden sonraki iki ay içinde genel kurul yapılır.” hükmü gereğince genel kurula ilişkin tüm işlem ve dolayısıyla kararların üç kişilik kurulca yapılması gerekmekte olup Birliklerin odaların yapacağı toplantının tarihini yerini vs. belirlemeye yönelik karar alması mümkün değildir.

Bu itibarla, yukarıda bahsi geçen açıklamalar çerçevesinde Esnaf Odasının genel kurul işlemlerini zamanında  gerçekleştirememesi nedeniyle Birlik tarafından odaya üç kişilik kurul atanması ve söz konusu kurul tarafından genel kurul işlemlerinin yürütülmesi ve temsilci talebinde bulunulmasının Kanuna uygun olduğu değerlendirilmektedir.

Oda genel kurul toplantısında yapılan seçimin ilçe seçim kurulunca iptal edilerek Birlik tarafından üç kişilik kurul ataması yapılması halinde nasıl bir yol izlenmeli?

5362 sayılı Kanunun ilgili düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul toplantıları ile organ seçimleri özel olarak düzenlenmiş olup; genel kurulların Bakanlık temsilcisi veya hükümet komiseri nezaretinde; seçimlerin ise yargı gözetiminde yapılacağı açıkça ifade edilmiştir.

Ayrıca, Kanunun 49 uncu maddesinin on ikinci fıkrasında, yalnızca seçimlerin iptalinden söz edilmekte olup seçimlerin yenilenmesi halinde de yalnızca seçimin yapılacağı açık bir şekilde kaleme alınmıştır.

Diğer yandan, Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcileri veya Hükümet Komiserleri Yönetmeliğinin “Temsilcilerin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Temsilci, toplantının mevzuat, ana sözleşme ve gündem esasları içinde yapılmasını temin ve denetlemekle görevlidir. Temsilcinin genel kurul toplantılarındaki görev ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir(…)”

düzenlemesine yer verilerek, temsilcinin görevinin genel kurul toplantısı ile sınırlı olduğu belirtildiği gibi fıkranın devamındaki görev ve yetkiler de içerikleri itibariyle yalnızca genel kurullara ilişkin olup yapılacak seçimlerde Bakanlık temsilcisinin bir görevi yoktur.

Bu itibarla, İlçe Seçim Kurulunca verilen seçimin iptali ile seçimlerin yenilenmesi kararı çerçevesinde; yalnızca seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde yeni bir genel kurul yapılmayacağından (sadece seçim yapılacağından) hükümet komiseri görevlendirmesi talep edilmesine gerek olmadığı, yine söz konusu nedenle gündem belirlenmeyeceği gibi toplantı ve karar yeter sayılarına ulaşılmasının da söz konusu olmayacağı değerlendirilmektedir.

Üst kuruluş tarafından atanan Kurul üyeleri(Kayyım) genel kurulda  oy kullanabilir mi?

5362 sayılı Kanunun 42/son fıkrasında “Genel kurul toplantısını zamanında yapmayan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurul işlemleri; odalarda bağlı olduğu birlik, birlik ve federasyonlarda Konfederasyon, Konfederasyonda ise Bakanlık tarafından görevlendirilecek üç kişilik kurul tarafından yürütülür ve görevlendirmeden sonraki iki ay içinde genel kurul yapılır.”

49/son fıkrasında ise “Seçimlerin tamamının iptali halinde seçimler yenileninceye kadar geçen sürede yönetim kurulu görevini yapmak üzere odalara birlik, birlik ve federasyonlara Konfederasyon, Konfederasyona ise Bakanlık tarafından, genel kurul üyeleri arasından üç kişilik bir kurul atanır.

53/son fıkrasında da “Yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak görevden ayrılması veya asıl üye sayısının yarıdan aşağıya düşmesi ve yedeklerinin de kalmaması halinde; üç ay içinde yapılacak seçimlere kadar, odalar birlik tarafından, birlikler ve federasyonlar Konfederasyon tarafından, Konfederasyon ise Bakanlık tarafından görevlendirilecek üç kişilik bir kurul tarafından yönetilir.

denilmektedir.

Bu nedenle yapılacak olan genel kurulların nedenlerine bağlı görevlendirmeler değişmektedir.

Buna göre genel kurulun zamanında yapılmaması halinde, seçimlerin iptali halinde ve yönetim kurulunun toplu olarak görevden ayrılması halinde olmak üzere kurul atanmaktadır.

Seçimlerin iptali halinde atanacak kurul genel kurul üyeleri arasından atanmakta ve diğerleri için ise böyle bir şart bulunmamaktadır.

Genel kurul üyeleri arasından atanan Kurul üyelerinin zaten genel kurulun bir üyesi olması nedeniyle seçme ve seçilme hakkı bulunmaktadır. Ancak Kurul üyelerinin ilgili meslek kuruluşunun dışından birileri atanması halinde bu kişilerin genel kurul üyesi olma niteliği ve dolayısıyla seçme ve seçilme hakkı olmayacağı için seçimlerde oy kullanma hakkı da olmayacaktır. Kaldı ki genel kurulda oy kullanabilmek için hazirun cetvelinde isim bulunması gereklidir. Ancak odaya veya Birliğe üye olmayan kişinin hazirun listesinde de olması mümkün olmayacağından seçimlere katılması ve oy kullanması mümkün değildir.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir