Meslek odaları ülkemizde Anayasal tanım gereği genel olarak “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” olarak adlandırılmaktadır. Kanun metinlerinde bu kuruluşları tanımlamak için kullanılan ortak bir ifade bulunmamakta olup, yasal düzenlemeler farklılık gösterebilmektedir. Meslek kuruluşlarının kuruluş, görev ve teşkilatını düzenleyen kanunlar dışında birçok kanunda da bu kuruluşlardan bahsedilirken “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” ibaresinin kullanıldığı görülmektedir.
Anayasada, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, meslek mensuplarının oluşturduğu, tüzel kişilikleri olan, bir kısım kamu görevlerini yerine getiren, üyeleri üzerinde kamu hukukundan doğan bazı yetkilere sahip olan kişi topluluklar olarak belirtilmiştir. Yapısı ve görevleri yönünden diğer kamu kurumlarından ayrılırlar, kamu tüzel kişileridir. (Gözübüyük ve Tan, 2001).
Avrupa’da, Ticaret ve Sanayi Odaları (Chambers of Commerce and Industry/CCI), Ticaret, sanayi veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yerel, bölgesel veya ulusal düzeyde örgütlendiği yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Zanaatkâr/Esnaf Odaları (Craft Chambers /Artisans’ Chambers)ise özellikle geleneksel zanaat ve küçük işletmeler odaklı meslek örgütlerini tanımlamaktadır.
Bu odalar Avrupa’da birçok ülkede kamu hukukuna göre kurulmuş ve bazen yasal zorunlulukla üye olma şartı getirilen kuruluşlardır.
Bazı kıta Avrupa ülkelerinde ticaret ve sanayi odalarına üyelik yasal zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Bu sisteme göre bir işletme ticari faaliyete başladığı andan itibaren ilgili odaya üyelik ve aidat yükümlülüğü doğmaktadır. Almanya’da tüm ticaret ve sanayi alanında kayıtlı işletmeler, yasal zorunlulukla İHK (Industrie- und Handelskammer/Ticaret ve Sanayi Odası) üyesi olur. Üyelik yasa gereği zorunlu olup ücret (aidat) ödenmektedir. Almanya’da sadece ticaret/sanayi odası değil, aynı zamanda zanaatkâr odaları (Handwerkskammer) da yasalarla kurulmaktadır. Zanaatkâr faaliyeti yürütmek isteyen işletmeler bu odalara kayıt olmak zorundadır. Fransa, İtalya, İspanya ve Avusturya’da da ticaret ve sanayi odalarına kayıt ve üyelik kanunen zorunludur (kamu hukuku kapsamında). Örneğin Avusturya’da tüm şirketler, işletme belgesi (operating licence) alır almaz otomatik olarak oda üyeliğine girmek zorundadır. Kıta Avrupası modelinde odalar çoğu kez Ülkemizde olduğu gibi resmî kamu kuruluşu niteliğinde kabul edilmekte ve devletle birlikte ekonominin düzenlenmesi, eğitim, danışmanlık gibi fonksiyonları yerine getirmektedirler.
Bazı Avrupa ülkelerinde ise odalara üyelik gönüllü sistemle yürütülmektedir. Bu ülkelerde işletmeler isterlerse odalara üye olur, aksi halde üye olma zorunluluğu yoktur. Örneğin Birleşik Krallık’ta Ticaret odası üyeliği gönüllüdür; şirketler fayda gördükleri takdirde katılırlar. İsveç, Danimarka, Finlandiya, Estonya ve Letonya’da da ticaret ve sanayi odaları özel hukuk kuruluşu olarak faaliyet gösterir ve üyelik isteğe bağlıdır. Slovakya’da eski yasaya göre ticaret odalarına üyelik zorunlu iken yeni kanunlarla bu zorunluluk gönüllü üyeliğe dönüştürülmüştür.
Genellikle Kıta Avrupası ülkelerinde (Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Avusturya vb.) işletmeler, ticarethane ya da sanayi faaliyeti tescil edildiğinde otomatik olarak ticaret/sanayi odasına üye olur. Anglo-Sakson tarzı ülkelerde (Birleşik Krallık vb.) ve bazı Kuzey Avrupa ülkelerinde odalara üyelik isteğe bağlıdır. Bu farklılık hukuki geleneğe ve oda sisteminin organizasyon modeline göre belirlenmekte olup Kıta Avrupası modelinde odalar çoğu kez kanuni kamu kuruluşlar iken Anglo-Sakson modelinde söz konusu odalar daha çok gönüllü sivil toplum kuruluşu karakterindedir.
Ülkemizde ise Kanunla kurulan meslek odalarında zorunlu üyelik sitemi vardır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 4 üncü maddesinde “Amaç” açıklanırken “(..)bu maksatla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki esnaf ve sanatkârlar odaları ile bu odaların üst kuruluşu olan birlik, federasyon ve Konfederasyonun çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir.” ifadelerine yer verilmiş ve odaların “kamu kurumu niteliğinde” olduğu vurgusu yapılmış, faaliyet geçildikten sonra 30 gün içinde sicile ve odaya kayıt zorunlu tutulmuştur.
Kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların özellikleri 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nda düzenlenen esnaf odaları özelinde incelenmiş ve odaların kurumsal özellikleri açıklandıktan sonra bu odalara kamu kurumu niteliği veren özelliklerin değerlendirmesi yapılmıştır.
I- ESNAF VE SANATKARLAR ODALARININ KURUMSAL ÖZELLİKLERİ
1-Anayasayla Düzenlenmiştir (md. 135)
Anayasasının 135 inci maddesinde;
“H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
Madde 135 – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.”
denilmiştir.
Buna göre Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst örgütleri;
-Belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak,
-Mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak,
-Mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
-Meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak,
-Meslek disiplini ve ahlakını korumak,
maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
2-Esnaf Odaları, Kanuna Dayanılarak Kurulmaktadır
Meslek Odaları/kuruluşları ancak bir Kanunla izin verilmesi halinde kurulabilmektedir. Bu çerçevede esnaf ve sanatkarlar odaları 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na uygun olarak kurulmakta ve faaliyet göstermektedir.
Anılan Kanunun 4 üncü maddesine göre, Odalar, oda kurulmak istenen yerde çalışmakta olan sanat, hizmet ve meslek sahipleri ile esnaftan en az beşyüz kişinin isteği ve Bakanlık izni ile kurulmakta ve Oda unvanında esnaf, sanatkâr veya esnaf ve sanatkâr ibaresi yer almaktadır.
Aynı Kanun maddesinin devamında ise kurulmak istenen Odayla ilgili olarak, Bakanlık tarafından Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında hazırlanmış örneğine uygun düzenlenen ve sicil müdürünün gözetiminde tanzim ve imza edilmiş olan oda kuruluş tutanağı ve oda ana sözleşmesi eklenerek mülki idare amirliğine bir dilekçe ile başvurulması gerekmektedir. Ayrıca oda kurucu üyelerinin tüm bilgilerinin eksiksiz olarak Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanına girişi yapılmalıdır.
Mülki idare amirliği onbeş gün içinde kuruluş talebini inceleyecek ve görüşü ile birlikte kuruluş belgelerini noksansız olarak Bakanlığa gönderecektir. Bakanlık kuruluş talebi hakkında ilgili birliğin görüşünü de aldıktan sonra bir ay içinde kuruluş için izin verip vermediğini bildirecek, bildirmediği takdirde oda kurulmuş sayılacaktır.
Anlaşılacağı üzere esnaf odalarının nasıl kurulacağı Kanunla düzenlenmiş ve aynı Kanunla Odaların çalışma usul ve esasları da belirlenmiştir. Kanunun belirlediği sınırlar içinde oda tüm faaliyetlerinde bağımsız hareket etmektedir.
3- Odalar Tüzel Kişiliğe Sahiptirler.
Esnaf ve sanatkarlar odaları;
-Esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanlarında çalışanların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak,
-Meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak,
-Mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî eğitimlerini sağlamak,
-Meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak,
-Meslek disiplini ve ahlâkını korumak,
amacıyla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlardır.
Odaların üst kuruluşu olan birlik, federasyon ve Konfederasyon da aynı şekilde tüzel kişiliğe sahiptir. Tüzel kişi, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kişi veya emtia (mal) topluluğu şeklinde bağımsız olarak örgütlenmiş, haklara sahip olabilen, borç veya alacak edinebilen varlıklardır. Kısaca, “Kanunen kişilik kazandırılmış insan veya mal topluluğudur.” demek yanlış olmayacaktır.
Tüzel kişi, kuruluş işlemleri tamamlandığında ve resmi sicile tescille birlikte hak ehliyetine kavuşur. Fiil ehliyeti, (odalarda yönetim kurulu) organları aracılığıyla kullanılır ve temsil de yine organları aracılığıyla yerine getirilir. Tüzel kişiliğin amacı, faaliyetleri ve sona erme nedenleri kişilerce imzalanan kuruluş sözleşmesinde gösterilir. Kendi adına organları tarafından yapılan işlemlerden dolayı tüzel kişilik sorumludur. Tüzel kişilik sona erdiğinde malvarlığı kuruluş sözleşmesi ve ilgili Kanunda belirtilen şekilde tasfiye edilmektedir.
Esnaf ve sanatkarlar odaları da yukarıda sayılan özelliklere sahip bir tüzel kişilik olarak kurulmakta hukuk dünyasında bir varlık olarak haklara sahip olmakta ve yükümlülükleri bulunmaktadır.
4-Organları Kendi Üyelerince Yargı Gözetim ve Denetiminde Seçilir
Esnaf ve sanatkar odalarının iş ve işlemleri organları eliyle yerine getirilmektedir.
5362 sayılı Kanunun “Odaların organları” başlıklı 9 uncu maddesine göre oda organları aşağıdaki gibidir.
a) Genel kurul: Genel kurul toplantı tarihinden en az altı ay önce odaya kaydolmuş ve Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanından, ilgili esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşu tarafından alınacak, genel kurul toplantısına katılacaklar listesine dahil olan üyelerden oluşur.
b) Yönetim kurulu: Başkan dahil olmak üzere, üye sayısı 1000’den az olan odalarda yedi, üye sayısı 1000-2000 olanlarda dokuz, 2000’den fazla olan odalarda onbir kişiden oluşur ve genel kurul üyeleri arasından dört yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Aynı sayıda yedek üye seçilir.
c) Denetim kurulu: Genel kurul üyeleri arasından dört yıl süreyle görev yapmak üzere seçilecek üç kişiden oluşur. Aynı sayıda yedek üye seçilir
Yine 5362 sayılı Kanunun “Organ ve yönetim kurulu başkanlarının seçimleri” başlıklı49 uncu maddesinde;
“Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının organ seçimleri ile yönetim kurulu başkanlarının seçimi tek dereceli olarak, yargı gözetiminde gizli oyla ve açık tasnifle yapılır.”
denilmiştir. Düzenlemeye göre esnaf ve sanatkarlar odaları, 4 yılda bir yapılan ve tüm üyelerin katılmasıyla oluşan genel kurul toplantılarında yargı gözetiminde gizli oyla ve açık tasnifle yapılan seçimle gelen yönetim ve denetim kurulu tarafından yönetilmektedir. Yönetim kurulunun iş ve işlemleri de yine genel kurulda seçilen denetim kurulu tarafından denetlenmekte ve bu yöntemle yönetim kurulu faaliyetleri kontrol altında tutulmaktadır.
5-Esnaf ve Sanatkarlar Odasına Üyelik Zorunlu Olup Mesleğin İcrası İçin İlgili Odaya Üyelik Bir Koşuldur
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar dışındaki meslek mensuplarının ilgili esnaf ve sanatkarlar odasına üye olma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu zorunluluk dolayısıyla mesleki faaliyetlerin icrası ancak odaya üye olmakla mümkün olabilecektir.
5362 sayılı Kanunun “Sicile kayıt mecburiyeti ve sicil işlemleri” başlıklı 68 inci maddesine göre, Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkârlar, yanlarında çalışanlar hariç, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını otuz gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve Sicil Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilenler, birlik tarafından ruhsat vermekle yetkili ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmekte ve ilgili kurum ve kuruluşlar, sicil kaydı yapılana kadar bunların faaliyetlerini durdurmaktadır. Anlaşılacağı üzere Odaya kayıt zorunlu tutulmuş ve hatta bu yaptırıma bağlanmıştır.
Yine aynı Kanun maddesinin devamında, esnaf ve sanatkârların meslekî faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili odaya kaydedilmeleri için sicile kayıtlarının şart olduğu ve sicile her bir meslek için ayrı kayıt yapılması gerektiği ve de esnaf ve sanatkârların kayıt beyannamelerindeki hususlarda meydana gelen değişiklikleri de en geç otuz gün içinde sicile bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Sicil işlemleri, sicil müdürleri ve personeli tarafından elektronik ortamda Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında gerçekleştirilmektedir.
Sicile kaydı yapılan esnaf ve sanatkârların bilgileri, sicil tarafından elektronik ortamda Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanından ilgili odaya gönderilmekte ve oda tarafından üyelik kayıt işlemleri tamamlanmaktadır. (https://www.esnafvesanatkar.com/esnaf-ve-sanatkarlar-sicili-mudurlugunde-yapilan-islemler-ve-2026-yili-islem-ucretleri/). 5362 sayılı Kanunun “Odaya kayıt” başlıklı 6 ncı maddesine göre de esnaf ve sanatkârların sicile kayıtları yapılmadıkça, hiçbir şekilde odaya kaydı yapılamamaktadır. Sicile kayıt olan esnaf ve sanatkârlara ait bilgiler sicil tarafından; elektronik ortamda, iş yerlerinin bulunduğu yerdeki, iş yerleri seyyar olanların ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına; meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanların bilgileri ise karma odaya kayıt için gönderilir ve ilgili oda yönetim kurulu, bu kişilerle ilgili üyelik kararlarını ilk toplantısında almak zorundadır.
Aynı iş yerinde birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar esas faaliyeti ile ilgili odaya kayıt olurlar. Ancak, üye isterse yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla diğer faaliyetleriyle ilgili odalara da sicil marifetiyle kayıt yaptırabilir.
Odalar zorunlu kaydın bir sonucu olarak zorunlu olarak kayıt ve tescil harcı ödenmektedir. 5362 sayılı Kanunun “Kayıt ve tescil harcı” başlıklı 69 uncu maddesinde, esnaf ve sanatkârların sicile kayıt ve tescil harçlarının tutarı 492 sayılı Harçlar Kanununun Ticaret Sicili Harçları hükümlerine göre hesap edilecek harcın yarısı olduğu, alınan bu harcın red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25’inin ilgili birliğe gelir kaydedilmek üzere aktarılacağı düzenlenmiştir. (https://www.esnafvesanatkar.com/2026-yilinda-esnaf-ve-sanatkarlar-odalarina-kayit-sirasinda-odecek-ucretlerde-artis-oldu/).
6-Kuruluş Amaçları Dışında Faaliyet Gösteremezler
Esnaf ve sanatkarlar odalarının amaç ve faaliyetleri Kanun, oda anasözleşmesi ve yönetmeliklerde belirtilmiştir. 5362 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında herhangi bir faaliyette bulunamazlar.
Kuruluş amaçları dışında faaliyet gösteren veya Kanunda belirtilen asli görevlerini Bakanlığın uyarısına rağmen yerine getirmeyen esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin seçilmesine Bakanlığın veya bu kuruluşların bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince karar verilir. Yargılama, basit yargılama usulüne göre yapılır ve en geç iki ay içinde sonuçlandırılır.
Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, valilik tarafından faaliyetten men edilebilir. Faaliyetten men kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar. Aksi halde bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Dolayısıyla odaların amaçları dışında faaliyet göstermesi yasaklanmış ve aksi halde organlarının görevine son verme yönünde bir yaptırım getirilmiştir.
7- Esnaf Odaları ve Üst Kuruluşları Özerktirler, Ancak Merkezi Yönetimin Vesayet Denetimine Tabidirler
Esnaf ve sanatkarlar odaları Kanun ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde yaptığı işlemlerde ve aldığı kararlarda serbesttirler. Ancak yapılan faaliyet ve işlemler bu odaların bağlı olduğu Ticaret Bakanlığı tarafından takip ve kontrol edilmektedir.
Anayasa’nın 135 inci maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileri olduğu belirtilmiştir. Maddede meslek kuruluşlarının karar ve yönetim organlarının seçimle göreve gelmesinin öngörülmesi ve sorumlu organlarının görevlerine yargı kararıyla son verilebileceğinin kurala bağlanması, bu kuruluşların özerkliğine işaret etmektedir.
Anayasa Mahkemesi bir kararında, merkezî idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki denetimi şu şekilde açıklamaktadır.
“Genel olarak kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki devlet denetiminin bir vesayet yetkisi olduğu kabul edilmektedir. Ancak, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında uygulanması gereken vesayet, Anayasa’nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen vesayet yetkisinden farklıdır. Bu maddede vesayet yetkisinin hangi koşullarda kullanılabileceği açıklanmakta olup, bu koşullar, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması olarak sayılmaktadır. Buna karşın, Anayasa’nın 135. maddesinin beşinci fıkrasında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerinde devletin “idari ve mali denetiminden” söz edilmektedir. Dolayısıyla, merkezî idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki denetimi idari ve mali denetimin ötesine geçmemelidir.
Özerklik, kişi ve kuruluşların kendi faaliyetlerine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olması anlamına gelmektedir. Bu aynı zamanda kurumların dış etkilere karşı korunmasını ifade eder. Kamu kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedeni faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. Bu bağlamda, meslek kuruluşları, idari özerkliklerinin sonucu olarak, kendi seçilmiş organlarıyla merkezi yönetimin müdahalesi olmaksızın serbestçe karar alıp uygulayabilirler. Özerklik, kesin ve yürütülebilir karar alabilme yetkisine sahip olabilmeyi de içerir.
Kurumların özerkliğinin hangi unsurları içermesi gerektiği ve hangi hâllerde bir kurumun özerk sayılabileceğine yönelik olarak Anayasa’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Anayasa’da belirtilen amacı ya da kamu yararını gerçekleştirmek için kanunla yapılacak olan düzenleme, kanun koyucunun yapacağı tercihlere göre şekillenecektir. Bu konuda takdir yetkisi anayasal ilkelere aykırı olmamak koşuluyla kanun koyucuya aittir. (Anys Mhk, E.2015/106, K. 2016/128)”
Esnaf ve sanatkarlar odalarının en üst çatı örgütü olan Konfederasyonun (TESK) Kanunda yer alan tanımında, diğer görev ve sorumluluklarının yanında “(…)Bakanlık tarafından esnaf ve sanatkârlarla ilgili verilecek görevleri yapmak üzere kurulacağı” belirtilmiştir. Ayrıca Konfederasyon Yönetim kurulunun görevleri arasında “Bakanlık tarafından mevzuat gereği verilecek görevleri yerine getirmek.” bulunmaktadır (5362 sayılı Kanun/39-b). Bunun anlamı, bu odalar ve üst kuruluşları kendi yönetimlerinde özerk ve bağımsız olsalar da Bakanlığın bir üst denetimine tabi olduğudur.
Öte yandan Kanunun “Odaya kayıt” başlıklı 6 ncı maddesinde Büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesi Bakanlık tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Yine Oda ve üst kuruluşların genel kurul toplantılarında Bakanlık tarafından görüşülmesi istenen hususların doğrudan gündeme alınacağı (5362 sayılı Kanun/43), yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak görevden ayrılması veya asıl üye sayısının yarıdan aşağıya düşmesi ve yedeklerinin de kalmaması halinde; üç ay içinde yapılacak seçimlere kadar, Konfederasyonun Bakanlık tarafından görevlendirilecek üç kişilik bir kurul tarafından yönetileceği hususları Bakanlığın Vesayetine ilişkin örneklerdir.
8-Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Ticaret Bakanlığının Denetime Tabidir.
5362 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde göre Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları ile sicil işlemleri Ticaret Bakanlığının gözetim ve denetimine tabidir.
Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının ilgili personeli ile organlarında görevli üyeleri, Bakanlık denetim elemanlarının talebi üzerine kuruluşa ait her türlü evrak, defter ve kayıtları göstermeye veya vermeye, para ve diğer varlıkların sayılmasına müsaade etmeye, denetim ve incelemeleri için yardımda bulunmaya ve çalışmalarını yapabilecekleri uygun bir yer tahsis etmeye mecburdurlar.
Denetim sonucunda düzenlenen evrakın denetim elemanı tarafından o yerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi halinde Bakanlık davada müdahil sıfatını kazanmaktadır. Bakanlıkça yapılacak uyarıya rağmen mevzuata aykırı genel kurul kararlarının iki ay içinde düzeltilmemesi de odaların fesih sebepleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan odalar ve üst kuruluşları faaliyet ve işlemleri belli ölçülerde (Odaların sadece üye kayıtları ve belgeleri, sigortalılık yönünden gerektiğinde Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu denetim elemanları tarafından denetlenebilir.) diğer kamu kurumlarının da denetimine tabidir.
9-Odaların Üst Kuruluşu olan Konfederasyon, Yönetmelik Çıkarmak Gibi Kamusal Yetkiler Kullanabilmektedir
Esnaf ve sanatkarlar odalarının en üst çatı örgütü olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonuna (TESK) odaların ve üst kuruluşların faaliyetleriyle ilgili Yönetmelikler çıkarma yetkisi verilmiştir. Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının muhasebe ve personel ile gereken diğer konularda yönetmeliklerini hazırlamak TESK’in görevleri arasındadır.
5362 sayılı Kanunun 75 inci maddesinde bu Kanunun;
-4 üncü maddesindeki karma odalarda kurulacak meslek komitelerinin kuruluşu ile çalışma usul ve esasları Konfederasyon tarafından,
– 60 ıncı maddesindeki, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarınca kullanılacak defter ve makbuzlar ile faaliyet konularına ve mevzuata uygun nitelikte muamelat, muhasebe, personel işlemlerinin usul ve esasları Konfederasyon tarafından,
– 61 inci maddesindeki, kayıt ücretleri ve yıllık aidatlar ile esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının düzenleyecekleri belgeler ve yaptıkları hizmet karşılığında anılan maddede belirtilen hadler içinde kalmak kaydıyla iller ve meslek gruplarının özellikleri dikkate alınarak belirlenecek tarifelere göre tahsil edecekleri ücretler Konfederasyon tarafından,
– 62 nci maddesindeki, fiyat tarifelerinin düzenleme usul ve esaslarının tayin ve tespiti Konfederasyon tarafından,
-71, 72 ve 73 üncü maddelerinde yer alan pratik eğitimin verileceği iş yerleri ve bunların denetimine ilişkin hükümlerinin usul ve esasları ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun uygulanmasında henüz kapsam içine alınmamış il ve meslek dallarında yapılacak uygulama ve verilecek belgeler ile Meslek Eğitimi Fonunun yönetimi ve fon kaynaklarının kullanımı Konfederasyon tarafından,
çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği belirtilmiştir. Konfederasyon tarafından hazırlanması öngörülen yönetmelikler Bakanlık onayı ile yürürlüğe konulmaktadır.
Yine bu Kanun uyarınca esnaf sicili, Birlikler nezdinde oluşturulan ve kamusal bir görev yapan Sicil Müdürlüklerince tutulmaktadır. 5362 sayılı Kanunun “Sicil teşkilatı ve personeli” başlıklı 67 nci maddesinde, esnaf ve sanatkârların sicillerinin, sağlıklı ve güvenli bir şekilde Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında tutulması ve yayınlanmasını teminen ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemeleri gözetiminde ve kurulu bulunduğu il idari sınırları içerisinde çalışmak üzere birlik bünyesinde ayrı bir birim olarak Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü kurulacağı düzenlenmiştir. Sicilin personel ücretleri ve diğer giderleri birlik tarafından karşılanmaktadır.
Dolayısıyla Odaların üst kuruluşu olan TESK tarafından yönetmelik çıkarılması ve üyelerine ait sicillerin tutulmasındaki devlete ait yetkinin Birliklere bırakılması kamuya ait düzenleme ve kontrol yetkisinin kullanılması anlamına gelmektedir. Bu yönüyle TESK kendi alanıyla ilgili düzenleme yetkisine sahiptir.
10- Giderleri Kendi Gelirleriyle Karşılanmakta ve Ana Gelir Kaynakları Üye Aidatları ve Verdikleri Hizmetler İçin Alınan Ücretlerden Oluşmaktadır
Esnaf ve sanatkarlar odaları ve üst kuruluşlarının gelirleri üyelerinden aldıkları kayıt ücreti ve yıllık aidatlardan oluşmaktadır.
Odaların gelirleri şunlardır:
a) Kayıt ücreti.
b) Yıllık aidat.
c) Konfederasyonca belirlenen tarife ücretleri karşılığında düzenlenecek ve onanacak belgeler ile yapılan hizmetler karşılığında alınacak ücretler.
d) Meslekî yeterlik belgesi ücretleri.
e) Yayın gelirleri.
f) Sınav ücretleri.
g) Oda amacını gerçekleştirmek için kurulacak kuruluşların ve iştiraklerin gelirleri.
h) Oda tarafından düzenlenecek danışmanlık, eğitim, kurs ve sosyal faaliyet gelirleri.
ı) Muhasebe işlerinin yapılmasından elde edilen gelirler.
j) Faiz ve diğer gelirler.
k) Bağış ve yardımlar.
Kanunun 61 inci maddesine göre de üyelerin odalara, odaların birlik ve federasyonlara, birlik ve federasyonların Konfederasyona ödeyeceği kayıt ücreti, yıllık aidat ve katılma payları ile esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının düzenledikleri belge ve yaptıkları hizmet karşılığı ücretler şunlardır:
a) Üyenin sicile ilk kayıt yapılması sırasında ödeyeceği kayıt ücreti, asgari ücretin onda birinden az, yarısından fazla olamaz. Kayıt ücreti, esnaf ve sanatkârların sicil kaydı esnasında sicil müdürlüğü tarafından tahsil edilir; kayıt ücretinin yarısı sicil ihtiyacında kullanılmak üzere birlik adına açılacak banka hesabına, diğer yarısı ise ilgili odanın banka hesabına aktarılır.
b) Üyenin odaya ödeyeceği yıllık aidat, asgari ücretin onda birinden az, yarısından fazla olamaz. Kayıt ücretinin alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz.
c) Odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Konfederasyona ödeyecekleri kayıt ücreti, asgari ücretin yarısından az, tamamından fazla olamaz.
d) Odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Konfederasyona, her yıl ödeyecekleri katılma payı, ödemeyi yapacak esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşunun bir önceki yıl gayri safi gelirlerinin % 3’üdür.
e) Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının düzenledikleri ve onayladıkları belgeler ile yaptıkları hizmet karşılığında alacakları ücretlerin miktar ve oranı; maktu olanlarda yukarıda yer verilen (a) ve (b) bentleri uyarınca belirlenecek miktarın onda birinden, nispi olanlarda ise belgede geçen değerin binde onundan fazla olamaz.
Buna göre melek kuruluşları Kanunun verdiği yetkiye dayanarak zorunlu aidat tahsil edebilmekte ve Süresi içinde ödenmeyen yıllık aidat ve katılma payları için esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları yönetim kurullarınca verilen kararlar ilam hükmünde olup icra dairelerince yerine getirilmektedir
11-Meslek Odaları, Mesleğin İcrası ve Meslek Mensupları Üzerinde (Mesleğe Kabul, Mesleki Disiplini Sağlamaya Yönelik Yaptırımlar vb.) Düzenleme ve Denetim Yetkilerine Sahiptir.
5362 sayılı Kanuna göre, odaların ve üst kuruluşların görevleri arasında;
–Mesleğe yeni girecek esnaf ve sanatkârlara meslekî eğitimler vererek, ticari faaliyetlerine başlayabilmeleri ve iş yeri açma ruhsatları için ilgili belediyeye verilmek üzere meslekî yeterlik belgesi vermek; üyelerine meslekî konularda danışmanlık yapmak (md 11/o),
-Esnafın işyeri açması, kapatması veya meslek değiştirmesi ile ilgili işlemlerin Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanından takibini yaparak sicil işlemlerinin yerine getirilmesini sağlamak (madde 22/m),
-Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını ilgilendiren konularda hazırlanacak mevzuat hakkında, gerektiğinde Konfederasyon görüşünü oluşturmak ve ilgili makama sunmak (madde 39/ı),
-Birlik ve federasyonlarca gönderilen uyulması zorunlu meslekî kararları Bakanlık onayına sunmak (madde 39/p),
gibi hususlar bulunmaktadır.
Öte yandan, söz konusu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanmakta ve odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanmakta veya reddedilmektedir. Odaların üyeleri olan esnaf ve sanatkarların belirlenen fiyatların üzerinde satış yapması yasaktır.
Yine 3308 sayılı yasa gereğince çıraklık eğitimi uygulama kapsamındaki meslek dallarında işyeri açacakların Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenmiş ustalık belgesine sahip olması ya da bu belgeye sahip olanları işyerinde çalıştırması gerekmektedir.
2026 yılı itibariyle 131 meslek dalı çıraklık eğitimi uygulama kapsamında olup bu mesleklerde eğitim, sınav ve belgelendirme işlemleri Milli Eğitim Bakanlığınca yapılmaktadır.
Kapsam dışında kalan meslek dallarında ise eğitim, sınav ve belgelendirme faaliyetleri Konfederasyonun koordinatörlüğünde bağlı odalarca yapılmaktadır. Konfederasyonun çıkarmış olduğu “Çıraklık Eğitimi Uygulaması Yapılmayan Meslek Dallarında Mesleki Belgelerin Verilmesine İlişkin Yönetmelik” uyarınca Odalar kapsam dışındaki meslek dallarında imkanları ölçüsünde verecekleri eğitim sonrasında yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde;
– TESK Kalfalık Belgesi
– TESK Ustalık Belgesi
– Esnaflık Belgesi
verilmektedir.
12- Meslek Kuruluşları Üyelerine Yönelik Disiplin Cezası Verme Yetkisine Sahiptir
Esnaf Odaları Birliklerinde seçimle gelen disiplin kurulu, birliğe bağlı oda üyelerinin meslekî faaliyetleri sırasında meslek ahlakı ile bağdaşmayan hareket ve işlemlerini soruşturmaya ve durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarını vermeye yetkilidir.
Oda üyelerine birlik disiplin kurulunca verilecek cezalar şunlardır:
a) Uyarma cezası: Meslek şeref ve haysiyetine uygun düşmeyen hareketleri olan, odaya olan üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen, üyesi olduğu oda ve diğer esnaf ve sanatkâr meslek kuruluşlarının itibarını zedeleyici fiilde bulunan ve sözler sarf eden, müşteri veya diğer kişilerle olan ilişkilerinde terbiye ve nezakete aykırı davranışlarda bulunan üyenin, meslekî faaliyetinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Üye, bir yıl içinde uyarma cezası gerektiren fiili tekrarlaması halinde kınama cezası ile tecziye edilir.
b) Kınama cezası: Müşterilerine ve diğer kişilere olan taahhütlerini yerine getirmeyen veya bunlara karşı haksız ithamda bulunan, müşterilerini ve diğer kişileri kandıran, nizami ölçü ve tartı aletlerini bilerek kullanmayan üyeye meslekî faaliyetinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Üye, bir yıl içinde kınama cezasını gerektiren fiili tekrarlaması halinde para cezası ile tecziye edilir.
c) Para cezası: Üyenin, Bakanlık, o yer idare amiri, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları tarafından mevzuata uygun olarak alınmış kararlara aykırı hareket etmesi ve mükerrer kınama cezası almasından dolayı, para cezası ile cezalandırılmasıdır. Para cezaları birliğe gelir kaydedilir. Verilecek para cezası 61 inci maddeye göre belirlenen yıllık aidatın iki katıdır. Üyenin para cezası verilmesini gerektiren eylem ve davranışlarının, aynı eylem ve davranış olmasına bakılmaksızın bir yıl içinde tekrarında, verilecek ceza yıllık aidatın beş katı olarak uygulanır.
d) Geçici veya uzun süreli oda üyeliğinden çıkarma cezası: Üyenin, esnaf ve sanatkâr sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde, huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozucu eylem ve davranışlarda bulunması karşısında oda üyeliğinden geçici veya uzun süreli olarak çıkarılması, bu süre içerisinde meslekî faaliyetini yürütememesidir.
Geçici çıkarma cezası bir aydan az, altı aydan fazla; uzun süreli çıkarma cezası altı aydan az, iki yıldan fazla olamaz.
13- Organlarının Görevine Son Verilmesi ve Yerlerine Yenilerinin Seçilmesinde Yargısal Koruma Bulunmaktadır.
Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Kuruluş amaçları dışında faaliyet gösteren veya bu Kanunda belirtilen asli görevlerini Bakanlığın uyarısına rağmen yerine getirmeyen esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevlerine son verilebilmektedir.
Organ üyelerinin görevlerine son verme ve yerlerine yenilerinin seçilmesine Bakanlığın veya bu kuruluşların bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince karar verilir. Yargılama, basit yargılama usulüne göre yapılır ve en geç iki ay içinde sonuçlandırılır.
Dolayısıyla seçimle gelen ve oda organlarında görevli olanların görevlerine idari bir işlemle değil mahkeme tarafından karar verilmekte ve bu şekilde seçilenlere mahkeme güvencesi verilmektedir. Öte yandan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının organ seçimleri ile yönetim kurulu başkanlarının seçimi tek dereceli olarak, yargı gözetiminde gizli oyla ve açık tasnifle yapılmaktadır. Böylece organ seçimlerinin daha düzenli ve güvenilir olması sağlanmakta ve seçim sonuçlarına ilişkin soru işaretleri ortadan kalkmaktadır.
14- Meslek Kuruluşları Yasal Düzenlemelerin Tanıdığı Muafiyet ve Ayrıcalıklardan Yararlanırlar
Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayrimenkuller ile bu kuruluşların görevleri dolayısıyla elde ettikleri gelirler, katma değer vergisi ve emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
Resmî ve özel kuruluşlarca, tacir ve sanayiciden meslekî faaliyetleri ile ilgili olarak istenilen ve 18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinde öngörülen belgeler, esnaf ve sanatkârlar için mensup oldukları oda tarafından düzenlenir ve verilir. Buna göre odalara;
a) Fatura suretlerinin onayı.
b) Rayiç fiyatların onayı.
c) Ticarî ve sınaî eşya numunelerinin vasıflarının onayı.
d) Bilirkişi ve eksper raporları ile kapasite raporları.
e) Kefaletname ve taahhütnamelerde yazılı imza sahiplerinin odalardaki sicil durumunu gösteren onay ve şerhler.
f) Sınaî ve ticarî mahiyette belgeler.
g) Ticarî kefalet onayları.
h) Tahsis ve sarfiyat belgeleri.
ı) Kalite, yeterlik ve numune belgeleri.
j) Yerli malı belgeleri.
k) Kayıtlı üyelerin tatbik imzalarının onayı.
l) Oda mensuplarına ait kayıt ve sicil suretleri ve üye kimlikleri.
gibi belgelerin düzenlenmesi ve/veya onaylanması yetkisi verilmiştir. Dolayısıyla Kanunla verilen bu ayrıcalıkla, devletin onay yetkisi belli koşullarda meslek kuruluşlarına devredilmiş ve bu belgelere bir resmiyet sağlanmıştır.
15- İlgili Mevzuat Çerçevesinde Birçok Kamusal Nitelikli Kuruluş ve Organizasyonlarda Temsil Edilirler
Resmî makamlarca, esnaf ve sanatkârların meslekî faaliyetlerini ilgilendiren hususlarda alınacak kararlarda, ilgili odanın mütalaasından faydalanılmakta ve kurulacak komisyonlara oda temsilcisinin katılması zorunlu bulunmaktadır.
Odalar ve üst kuruluşları temsilcileri Kanunun verdiği yetki çerçevesinde bazı kurumların karar alma mekanizmalarına dahil olabilmektedir.
Örneğin TESK’in görevleri arasında, Millî Prodüktivite Merkezi, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ve benzeri kuruluşların kurullarına katılacak delegeyi tespit etmek (madde 39/n) bulunmaktadır.
Yine, ilçelerde, oda üyelerinin müşterileriyle ilişkisinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, konu hakem heyetlerine intikal ettirilmiş ise bu hakem heyetlerine üye görevlendirmek (madde 11/p) odanın görevleri arasındadır.
Öte yandan EsnafSicil Gazetesinin çıkarılmasına ilişkin esasları tespit, yayım işlerini sevk ve idare etmek ve Bakanlık ile Konfederasyon arasındaki çalışmaları koordine etmek üzere Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü başkanlığında kurulan ve Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünde görevli en fazla üç genel müdür yardımcısının bulunduğu Sicil Gazetesi komitesinde, Konfederasyon genel sekreteri, genel sekreter yardımcısı ve Sicil Gazetesi müdürü de bulunmaktadır.
II-SONUÇ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 135. maddesi, “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarını” özel olarak tanımlamaktadır. Bu maddeye göre:
–Belirli bir mesleğe mensup kişilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak,
–Mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak,
–Mesleğin kamu yararına uygun gelişimini sağlamak,
–Meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla ilişkilerinde dürüstlük ve güveni sağlamak,
amacıyla kanunla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar kamu kurumu niteliğindedir.
Türkiye’de esnaf ve sanatkârlar odaları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları statüsündedir. Bu ifade, bu odaların sadece birer sivil toplum örgütü veya özel hukuk tüzel kişiliği olmadığını, kamu yararına hizmet eden ve belirli kamusal görevleri yerine getiren kuruluşlar olduklarını göstermektedir.
Bu statü, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu kanuni düzenleme, odaların sadece tüzel kişilik taşımasını değil, aynı zamanda üyeleri tarafından demokratik yollarla yönetilmesini ve devlet gözetimi altında faaliyet göstermesini öngörmektedir.
1-Aşağıdaki özellikler, odaların “kamu kurumu niteliğinde” sayılmasının temel göstergeleridir.
–Kanunla Kurulmuş Olması
Esnaf ve sanatkârlar odaları, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile kurulur ve faaliyetleri bu kanunla belirlenir. Bu kanun, odaların kuruluş, yetki ve görevlerini tanımlayan yasal bir çerçeve oluşturur. Bu yönüyle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bir sivil toplum kuruluşu değil, devletin kendisine vermiş olduğu kamu tüzel kişiliğini haiz olan ve yine devletin yasal güvencesinin yanında siyasal ve idari denetimine de her an maruz kalabilecek olan yapılanmalar olarak görülmelidir.
–Üyelik Zorunluluğu
Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, belirli niteliklere sahip esnaf ve sanatkârlar bu odalara üye olmak zorundadır. Bu üyelik, isteğe bağlı değildir ve kanunun verdiği yükümlülükler çerçevesinde gerçekleşir.
Odalara kaydın zorunlu olması bir kamu gücünün kullanılmasıyla sağlanmaktadır. Kanun yapıcı sicile ve odaya kaydı isteğe bırakmamış ve zorunluluk getirmiştir. Aynı şekilde kayıt sırasında ve sonrasında yıllık aidat ödenmesi de zorunlu tutulmuştur. Bu iki durum, devlete tarafından düzenlenen ve uyulma zorunluluğu konusunda karşı tarafa takdir hakkı tanımayan kamu gücünün kullanımına ve odalara kamu niteliğini veren örnekler arasında sayılabilecektir. Zira odaya ve sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilenler birlik tarafından ruhsat vermekle yetkili ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmekte ve ilgili kurum ve kuruluşlar, sicil kaydı yapılana kadar bunların faaliyetlerini durdurmaktadır.
Öte yandan süresi içinde ödenmeyen yıllık aidat ve katılma payları için esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları yönetim kurullarınca verilen kararlar ilam hükmünde olup icra dairelerince yerine getirilmektedir. Yine yıllık aidatlarını ödemeyen üyelere, ödeme yapılıncaya kadar odaca yapılacak hizmetler ile düzenlenecek ve onanacak belgeler verilmemektedir. Dolayısıyla zorunluluk getirilen ve uyulmaması halinde yaptırımlara bağlanan bu hususlar, kamu gücünün kullanılmasını ve odalara kamu kurumu niteliği sağlayan düzenlemelerdir.
Zorunlu üyelik ile ülkedeki esnafların sicilleri ve her bir sektörde faaliyet gösterenlerin bilgisine ulaşılabilmekte ve uygulanacak ekonomik politikalarda bu veriler yönlendirici olmaktadır. Öte yandan zorunlu üyelik sayesinde tüm meslek üyelerinin bir çatı altında birleşmesi ve bir güç olması sağlanmakta ve güçlü bir dayanışma ve lobi oluşturmaktadır. Oda tüzel kişiliği çatısı altında yetkili ve sorumlu kamu idarecilerine ve siyasilere ulaşılması ve sorunların iletilmesi kolaylaşmaktadır.
-Kamu Yararı Gözetimi ve Mesleki Düzeni Koruma
Odaların kuruluş amacı sadece meslekî dayanışma değil, aynı zamanda mesleğin kamu yararına uygun gelişimini sağlamak ve meslekî düzeni korumaktır. Bu amaç kamu hizmetine eşdeğer kabul edilir.
Yerel yönetimler kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları için Anayasa (m. 124) uyarınca kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Meslek kuruluşlarında bu yetki, seçilmiş organlar tarafından kullanılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi bir kararında meslek kuruluşlarının yönetmelik çıkarma yetkisiyle ilgili görülen bir davada aşağıdaki şekilde gerekçe belirtmiştir.
“Anayasa’nın 124. maddesinde de kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlanmak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.(…)
Meslek kuruluşlarının özerkliği merkezî idareden bağımsız olarak karar ve yürütme organlarını seçebilme, ilgili mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri uygulama hak ve yetkisini içermektedir (AYM, E.2011/100, K.2012/191, 29/11/2012). Öte yandan Anayasa’nın 124. maddesi dikkate alındığında meslek kuruluşlarının özerkliğinin yönetmelik çıkarabilme yetkisini de kapsadığı anlaşılmaktadır.(…).
Bu bakımdan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının çıkaracağı yönetmeliklerin devletin idari denetim kapsamında kullanacağı idari vesayet yetkisi yoluyla denetlenmesinin Anayasa’nın 135. maddesi gereğince mümkün olduğu belirtilmelidir. Denetimin sağlanacağı vesayet aracının seçimi konusunda da kanun koyucunun belli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak meslek kuruluşlarının yönetmelik çıkarma yetkisinin idari vesayet yoluyla denetlendiği durumlarda uygulanacak vesayet aracının seçiminde Anayasa’nın 124. maddesine dayanan yönetmelik çıkarma yetkisinin de gözetilmesi gerekir. Diğer bir deyişle idari vesayet yetkisinin ne şekilde kullanılacağı kanun koyucu tarafından takdir edilirken seçilecek vesayet yöntemi ile Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca meslek kuruluşuna verilen yetki ortadan kaldırılmamalıdır. (AYM, E. 2022/142, K. 2023/32, 16.2.2023)”
Odaların ve üst kuruluşlarınKanun ve çıkarılan yönetmeliklerle meslek mensuplarının faaliyet sınırlarını ve koşullarını belirleyebilmektedir. Örneğin odaya aidat ödenmemesi halinde odadan hizmet alması engellenmekte ve gerekli belgelere sahip olunmaması halinde mesleğin yapılmasının engellenmesi gibi yaptırımlar vardır.
-Demokratik Seçim ve yargısal güvence
Odaların organları, üyelerin yargı gözetiminde gizli oyla seçtiği kişilerden oluşur ve seçimler hukuki denetim altındadır. Yine organlarının görevden alınması da mahkeme kararlarıyla mümkün olmaktadır. Bu durum hem seçilme hem de görevden almada yargısal güvence sağlamaktadır.
-Devlet Denetimi ve Gözetimi
Anayasal düzenleme ve kanunlar, odaların faaliyetlerinin devlet tarafından belirli ölçülerde denetlenmesini zorunlu kılar. Bu denetimle, odaların faaliyetlerinin kamu yararı ve hukuka uygunluğu gözetilir.
Ayrıca, meslek örgütlerinin kendi alanlarında, bir ölçüde, düzenleyici bir otorite olarak hareket etmeleri ve bu çerçevede, mesleki kuralları devletin değil de, bizatihi o sektörün üyelerinin belirliyor olması, kamusal düzenleme yetkisine sahip olması anlamına gelmektedir.
-Sicil Tutma ve Meslekî Kayıt Yetkisi
Oda üyeliği, ilgili esnaf ve sanatkârların sicil kayıtlarının tutulmasını sağlar. Bu siciller, meslekî faaliyetlerin takibi, yetkilerin verilmesi ve üyelik durumlarının belgelenmesi için kullanılır. Bu fonksiyon, bir tür kamu sicil görevi olarak kabul edilir.
-Resmî Belge Verebilme
Esnaf ve sanatkârlar odaları, üyelerinin meslekî faaliyetleri ile ilgili olarak belge düzenleme ve kamu kurumlarına ibraz edilmek üzere kayıt belgesi verme yetkisine sahiptir. Bu, devletle ilişkilerde önemli bir rol oynar.
-Kamu Kuruluşlarıyla İş Birliği
Belediyeler, valilikler veya diğer devlet kurumları, ticari faaliyet ruhsatı veya denetim süreçlerinde odalardan sunulan belgeleri temel alır. Bu, odaların işlemlerinin devlet işlemleriyle entegre olduğu anlamına gelir.
İlgili mevzuat çerçevesinde birçok kamusal nitelikli (merkez veya yerel düzeyde) kuruluş ve organizasyonlarda temsil edilirler ve devlet içindeki kurumların karar mekanizmalarında söz sahibidirler. Bu şekilde kamu idaresinde yönlendirici etkisi bulunmakta ve kamunun bir parçası olmaktadırlar.
-Meslekî Denetim ve Disiplin Yetkisi
Oda yönetmelikleri ve kanun, meslekî etik ve disiplin ilkelerini belirler. Üyelerin meslekî faaliyetlerini düzenlemek ve gerektiğinde disiplin yaptırımları uygulamak, odaların sahip olduğu kamuya bağlı görevlerdendir.
Meslek kuruluşlarına çıkaracakları yönetmeliklerle Devlete ait cezalandırma yetkisi kullanması sağlanmaktadır. Bu çerçevede belli koşullar altında üyelerine para cezası verebilmekte ve meslekten çıkarma cezası uygulayabilmektedir. Dolayısıyla devletin sahip olduğu cezalandırma yetkisi disiplin cezası mahiyetinde de olsa Meslek kuruluşlarına verilmiş olması onun kamu gücünü kullandığı anlamına gelmektedir.
